Riyazus-Salihin - İhlâs Ve Niyet - Hadis 16-18

[16] Ebu Mûsâ Abdullah İbni Kays el-Eş’arî’den (r.a) rivayet edildiğine göre Nebiyi Ekrem (s.a.v) şöyle buyurdu: “Allah Teala gündüz günah işleyenin tövbesini kabul etmek için geceleyin elini açar. Geceleyin günah işleyenin tövbesini kabul etmek için de gündüzün elini açar. Güneş battığı yerden doğuncaya kadar bu böyle devam edip gider.” (Müslim, Tevbe, 31)

[17] Ebu Hüreyre’den (r.a) rivayet edildiğine göre Rasulullah (s.a.v) şöyle buyurdu: “Güneş batıdan doğmadan önce kim tövbe ederse, Allah onun tövbesini kabul eder.” (Müslim, Zikir, 43)

[18] Ebu Abdurrahman Abdullah İbni Ömer İbni’l-Hattâb’dan (r.anhüma) rivayet edildiğine göre Resûl-i Ekrem (s.a.v) şöyle buyurdu: “Bir kul can çekişmeye başlamadığı sürece, Allah Teala onun tövbesini kabul eder.” (Tirmizi, Daavât, 98; İbni Mâce, Zühd, 30) » Continue reading “Riyazus-Salihin - İhlâs Ve Niyet - Hadis 16-18″

Comments off

İman ve Kuran

Bismillahirrahmanirrahim…

Alemlerin Rabbi olan Allah’a hamd olsun…

Allah’ın kulu ve resulü Hz.Muhammed’e (s.a.v) salat-ü selam olsun…

Günler günleri, aylar ayları kovaladı ve tekrar Ramazan Ayı’na ulaştık, Elhamdülillah! En çok neleri hatırladık, en çok nelere motive olduk Ramazan’a kavuşunca? Teravih namazı mı, oruç mu, fıtır sadakası mı, itikaf mı ya da Kadir Gecesi, yani Kuran-ı Kerim mi?… Elbette hepsi, ama daha çok Allah’ın kitabı. Çünkü, Bakara Suresi’nde Ramazan Ayı Kuran’ın indirildiği ay olarak ayrıca vurgulanmakta ve dikkatlerimiz Allah’ın kitabına çekilmekte. Bu nedenle, Ramazan’da Kuran’a doyulur ve Müslümanlar inançlarını, amaçlarını, hayatlarını… Kuran’a göre tekrar gözden geçirirler. Fakat daha sonra sanki her şey eskiye döner ve sadece Ramazan Ayı’na özgü olmayan Kuran arkadaşlığı bir sonraki Ramazanlara uğurlanır. İşte Ramazanlar böyledir!…
» Continue reading “İman ve Kuran”

Comments off

Riyazus-Salihin - İhlâs Ve Niyet - Hadis 15

Rasulullah’ın (s.a.v) hizmetkârı olan Ebu Hamza Enes İbni Mâlik el-Ensârî‘den (r.a) rivayet edildiğine göre Rasulullah (s.a.v) şöyle buyurdu: “Kulunun tövbe etmesinden dolayı Allah Teâlâ’nın duyduğu memnuniyet, sizden birinin ıssız çölde kaybettiği devesini bulduğu zamanki sevincinden çok daha fazladır.” (Buhari, Daavât, 4; Müslim, Tevbe, 1).

Müslim’in başka bir rivayeti şöyledir: “Herhangi birinizin tövbe etmesinden dolayı Allah Teâlâ’nın duyduğu hoşnutluk, ıssız çölde giderken üzerindeki yiyecek ve içeceğiyle birlikte devesini elinden kaçıran, arayıp taramaları sonuç vermeyince deveyi bulma ümidini büsbütün kaybederek bir ağacın gölgesine uzanıp yatan, derken yanına devesinin geldiğini görerek yularına yapışan ve aşırı derecede sevincinden ne söylediğini bilmeyerek:

– Allahım! Sen benim kulumsun; ben de senin rabbinim,

diyen kimsenin sevincinden çok daha fazladır.” (Müslim, Tevbe, 7; Tirmizi, Kıyâmet, 49; İbni Mace, Zühd, 30). » Continue reading “Riyazus-Salihin - İhlâs Ve Niyet - Hadis 15″

Comments off

Riyazus-Salihin - İhlâs Ve Niyet - Hadis 13,14

(13) Ebu Hureyre (r.a), Rasulullah’ı (s.a.v) şöyle buyururken işittiğini söylemiştir: “Vallahi ben günde yetmiş defadan fazla Allah’tan beni bağışlamasını diler, tövbe ederim.” (Buhari, Daavât 3; Tirmizi, Tefsîru sûre, 47; İbni Mace, Edeb, 57).

(14) Egarr İbni Yesar el-Müzeni’den (r.a) rivayet edildiğine göre Rasulullah (s.a.v) şöyle buyurdu: “Ey insanlar! Allah’a tövbe edip ondan af dileyiniz. Zira ben ona günde yüz defa tövbe ederim.” (Müslim, Zikir, 42; Ebû Dâvûd, Vitir, 26; İbni Mâce, Edeb, 57). » Continue reading “Riyazus-Salihin - İhlâs Ve Niyet - Hadis 13,14″

Comments off

Riyazus-Salihin - İhlâs Ve Niyet - Hadis 12

Ebu Abdurrahman Abdullah İbn-i Ömer İbn-i Hattab’dan (r.anhüma) rivayet edildiğine göre, Rasulullah’a (s.a.v) şöyle buyururken dinlediğini söylemiştir: “Sizden önce yaşayanlardan üç kişi bir yolculuğa çıktılar. Akşam olunca, yatıp uyumak üzere bir mağaraya girdiler. Fakat dağdan kopan bir kaya mağaranın ağzını kapattı. Bunun üzerine birbirlerine:
Yaptığınız iyilikleri anlatarak Allah’a dua etmekten başka sizi bu kayadan hiçbir şey kurtaramaz, dediler.
İçlerinden biri söze başlayarak:
Allahım! Benim çok yaşlı bir annemle babam vardı. Onlar yemeklerini yemeden çoluk çocuğuma ve hizmetçilerime bir şey yedirip içirmezdim. Bir gün hayvanlara yem bulmak üzere evden ayrıldım; onlar uyumadan önce de dönemedim. Eve gelir gelmez hayvanları sağıp sütlerini annemle babama götürdüğümde, baktım ki ikisi de uyumuş. Onları uyandırmak istemediğim gibi, onlardan önce ev halkının ve hizmetkârların bir şey yiyip içmesini de uygun görmedim. Süt kabı elimde şafak atana kadar uyanmalarını bekledim. Çocuklar etrafımda açlıktan sızlanıp duruyorlardı. Nihayet uyanıp sütlerini içtiler.
Rabbim! Şayet ben bunu senin rızânı kazanmak için yapmışsam, şu kaya sıkıntısını başımızdan al!
diye yalvardı. Kaya biraz aralandı; fakat çıkılacak gibi değildi.
Bir diğeri söze başladı:
Allahım! Amcamın bir kızı vardı. Onu herkesten çok seviyordum. (Bir başka rivayete göre: Bir erkek bir kadını ne kadar severse, ben de onu o kadar seviyordum). Ona sahip olmak istedim. Fakat o arzu etmedi. Bir yıl kıtlık olmuştu. Amcamın kızı çıkıp geldi. Kendisini bana teslim etmek şartıyla ona 120 altın verdim. Kabul etti. Ona sahip olacağım zaman (bir başka rivâyete göre: Cinsî münasebete başlayacağım zaman) dedi ki: Allah’tan kork! Dinin uygun görmediği bir yolla beni elde etme! En çok sevip arzu ettiğim o olduğu halde kendisinden uzaklaştım, verdiğim altınları da geri almadım.
Allahım! Eğer ben bu işi senin rızânı kazanmak için yapmışsam, başımızdaki sıkıntıyı uzaklaştır
, diye yalvardı. Kaya biraz daha açıldı; fakat yine çıkılacak gibi değildi.
Üçüncü adam da:
Allahım! Vaktiyle ben birçok işçi tuttum. Parasını almadan giden biri dışında hepsinin ücretini verdim. Ücretini almadan giden adamın parasını çalıştırdım. Bu paradan büyük bir servet türedi. Bir gün bu adam çıkageldi. Bana: “Ey Allah kulu! Ücretimi ver”, dedi. Ben de ona: “Şu gördüğün develer, sığırlar, koyunlar ve köleler senin ücretinden türedi”, dedim. Adamcağız: “Ey Allah kulu! Benimle alay etme”, deyince, “Seninle alay etmiyorum”, diye cevap verdim. Bunun üzerine o, geride bir tek şey bırakmadan hepsini önüne katıp götürdü.
Rabbim! Eğer bu işi sırf senin rızânı kazanmak için yapmışsam, içinde bulunduğumuz sıkıntıdan bizi kurtar
, diye yalvardı. Mağaranın ağzını tıkayan kaya iyice açıldı; onlar da çıkıp gittiler
(Buhârî, Büyû` 98, İcâre 12, Hars ve’l-müzârea 13, Enbiyâ’ 53, Edeb 5; Müslim, Zikir 100). » Continue reading “Riyazus-Salihin - İhlâs Ve Niyet - Hadis 12″

Comments off